NOMASTER
Siyaset & Felsefe

Dünyaya Bir Mektup 2

2026

Ben bu dünya tarihini kabul etmiyorum. Bana “medeniyet” diye anlattığınız şeyin aslında örgütlü zorbalığın cilalanmış hâli olduğunu profesyonelce görüyorum. Taş devrinden imparatorluklara, krallıklardan ulus-devletlere kadar değişen tek şey sadece isimler oldu; öz ise aynı kaldı: hükmetmek ve boyun eğdirmek. Her çağ, kendisinden öncekini barbar ilan etti ama aynı zinciri biraz daha incelterek insanın boynuna geçirdi. Ben bu oyunun dışından konuşuyorum. Siz tarihi zaferlerle yazdınız, ben ise o zaferlerin altında ezilenleri görüyorum. Siz sınırlar çizdiniz, ben ise o sınırların iki tarafında da aynı acıyı yaşayan insanları görüyorum. Siz bu katliama “devlet kurmak” dediniz, ben ise zorun ve tahakkümün kurumsallaşmış hâlini görüyorum. Siz buna “düzen” dediniz, ben ise itaâti ve dogmatizmi görüyorum.

Bütün dünya siyasi tarihi, bana göre tek bir hikâyeden ibarettir: gücün kendisini meşrûlaştırma hikâyesi. Bir zamanlar krallar “tanrı adına” hükmetti. Sonra imparatorlar “medeniyet getirmek” adına katletti. Ardından ise ulus-devletler “halkın iradesi” diyerek aynı halkın iradesini gasp etti. Bugün ise güç sahipleri “güvenlik”, “istikrar” ve “özgürlük” kelimelerini kullanarak aynı şeyi yapıyor. Kelimeler değişiyor, davranışlar ve yalanlar aynı kalıyor. Ben bu davranışları ve bu klişe yalanları tamamen reddediyorum! Çünkü hiçbir bayrak, bir insanın başka bir insan üzerinde hükmetmesini haklı kılamaz. Hiçbir yasa, zorla dayatıldığı insanlara karşı adil olamaz. Hiçbir otorite, rıza olmadan var oluyorsa meşrû değildir. Ve siz yüzyıllardır rızayı değil, itaâti ve zoru örgütlediniz. Siz bana kaos korkusu anlattınız. Oysa sizin düzeniniz, sürekli yeniden üretilen bir terörden başka bir şey değildi. Savaşlarınız, krizleriniz, sınırlarınız… Hepsi sizin eseriniz. Sonra da çıkıp kurtarıcı rolü oynuyorsunuz. Önce yarayı açıp sonra merhem satan bir düzen bu.

Ben buna düzen demiyorum. Ben buna zincir diyorum. Ve bu zincirin halkaları tarih boyunca hiç kopmadı. Sadece şekil ve renk değiştirdi. Feodal lordların yerini bürokratlar aldı. Tahtların yerini ise parlamentolar. Ama öz aynı: yukarıda azınlık, aşağıda ise ezilen bir çoğunluk. Yukarıda karar verenler, aşağıda ise kendi hayatlarını zorla satmış olan bir halk yığını. Ben artık bunlara katlanmak istemiyorum! Sizin tarih dediğiniz şey, bana göre bir terörist mezarlığıdır. Aynı tahakkümün, aynı şiddetin ve aynı yalanların farklı renklerdeki bayraklar tarafından meşrûlaştırılması ve bu manipülasyonun farklı dönemlerde yeniden sahnelenmesi. Ve ben bu oyunun seyircisi olmayı reddediyorum. Benim için gerçek tarih, itaât etmeyi reddedenlerin tarihidir. Adı yazılmayanların, kayda geçmeyenlerin ve bastırılanların… Çünkü özgürlük hiçbir zaman iktidarlardan gelmedi; özgürlük her zaman ona rağmen doğdu.

Ben buradayım ve açıkça söylüyorum: Sizin bütün siyasi tarihiniz palavraydı. Hemde baştan sona. Ve eğer bir gün gerçekten özgür bir dünya kurulacaksa, bu sizin yazdığınız tarihin devamı olmayacaktır. Bu sizin o pislik dünya tarihinizin reddi olacaktır.

Yazar: Oğuzhan Kurt

↗ SİTEDE GÖRÜNTÜLE  ·  TÜM İÇERİK

© NOMASTER.com.tr — Tüm düşünceler özgürdür