İtaâtin Konforu ve Düşünmenin Tehlikesi
İnsanların çoğu, düşünmek zor olduğu için değil; düşünmek tehlikeli olduğu için düşünmekten kaçınır. Otoritenin altında yaşamak rahatlatıcıdır: kararı başkası verir, sorumluluk başkasınındır, yanılgı bile sana ait değildir. Bu nedenle otorite hiçbir zaman yalnızca dışarıdan dayatılan bir şey değildir; aynı zamanda içeriden gönüllüce kabul edilen bir konforun adıdır. La Boétie daha on altıncı yüzyılda bunu görmüştü: tiranlar gücünü kendi kollarından değil; tebaanın boyun eğmeye olan rızasından alırlar. Bir zorba milyonlarca insanı yalnız başına ezemez; onu ezen şey, ezdiği insanların itaate gösterdikleri sessiz onaydır. Felsefe işte bu sessiz onayı bozan bir gürültüdür. Düşünmek, konforu terk etmek; soru sormak, sorumluluğu üstlenmek demektir. Bu yüzden her dönem otoritenin asıl korktuğu kalabalıklar değil; tek başına ama uyanık duran bireylerdir. Çünkü düşünen bir tek insan bile, kendisine sunulan dünyayı olduğu gibi kabul etmediği anda, bütün bir tahakküm zinciri içinde çoktan bir halka kopmuş olur.
Yazar: Oğuzhan Kurt
↗ SİTEDE GÖRÜNTÜLE · TÜM İÇERİK
© NOMASTER.com.tr — Tüm düşünceler özgürdür