Aklı Uyuşturmak Bir Yönetim Tekniğidir
Hiçbir tahakküm sistemi yalnızca zorla ayakta duramaz; çünkü zor pahalıdır ve sürekli direnişe açıktır. Bu yüzden her otorite, asıl gücünü silahlardan değil; insanların düşünme kapasitesini aşamalı olarak köreltmekten alır. Aklı uyuşturmak, bir kazara olan şey değil; bir yönetim tekniğidir. Çocukken bize sorma, itaat et denir; gençken bunlar zaten böyle, fazla kurcalama denir; yetişkinken realist ol denir. Her aşamada düşünmenin alanı biraz daha daraltılır, alışkanlığın alanı biraz daha genişletilir. Sonunda insan kendi aklıyla değil; içine yerleştirilmiş hazır yargılarla yaşar hale gelir ve buna özgürlük adını verir. Oysa hiçbir gerçek özgürlük, sorgulamaktan vazgeçilmiş bir zihinde barınamaz. Sorgulamadan kabul edilen her şey — ister yasa olsun, ister gelenek, ister bayrak, ister kutsallık — düşünen insana karşı kurulmuş gizli bir duvardır. Felsefenin görevi bu duvarları tek tek söküp aklın önünü yeniden açmaktır; çünkü uyutulmuş bir akıl her zaman boyun eğmeye hazır bir akıldır.
Yazar: Oğuzhan Kurt
↗ SİTEDE GÖRÜNTÜLE · TÜM İÇERİK
© NOMASTER.com.tr — Tüm düşünceler özgürdür